TÜMÜ
KORONA VİRÜS
DEPRESYON
ANKSİYETE
FİLM-DİZİ ANALİZİ

Ebeveyn ve Ergen İlişkisi

Gülbin İşsever
· 19 Haziran, 2021 · 6 dakikada oku

Ergenlikte İlişki Neden Önemli?

Çocuklar, ergenlik çağına geldiklerinde değişmeye ve gelişmeye başlarlar ve bu değişim sadece fiziksel değil duygusal, psikolojik, sosyal birçok değişimi barındırır. Bu değişim, gelişim için gereklidir. Ancak bu değişimden ebeveynler oldukça korkarlar. Çünkü aile içindeki ilişkilerin de değişim geçirdiği bir dönemdir ve bazı ebeveynler bu değişime hazır değildir. Bu durumda, ergen gelişim için değişmeye başlarken, ebeveyn değişimi kabullenememişse, ergenle ciddi çatışmalar yaşanıyor ve ilişkide kalmak zorlaşıyor olabilir.

Ergenlik döneminde çatışma, olmazsa olmazdır. Çatışma, gelişim için gereklidir ve bu dönemde ergenden özellikle ailesiyle çatışmasını bekleriz. Ebeveynler, ergenle çatışmadan genelde korkarlar. Bu çatışmayla başa çıkmak için birtakım yöntemler benimserler. Ancak, ilişkide kalarak sorunları çözmek en iyi yoldur. Sorunları çözme yöntemleri, ebeveynin tercihidir. Ebeveynler, çocuğu kontrol ederek veya cezalandırarak da çatışmayla baş edebilirler. Ancak bu ilişkide kalmayı baltalayacaktır.

Bir ergeni iyi anlamda etkilemek istiyorsanız, onun doğru kararlar vermesine destek olmayı ve ona rehberlik edebilmeyi istiyorsanız, ilişki tek yoldur. Onun çocuk olmadığını kabullenmek ilk adımdır. Artık çocuk olmadığından, sadece kontrol eden bir rolde olmak mümkün değildir.

Çocukken onların öğretmenleri, en iyi oyun arkadaşları ve belki de kahramanlarıydınız. Şimdiyse onların danışmanı olmalısınız.

Çocukluktaki ilişki modelleriyle ergenlikteki ilişki modelleri birbirinden farklıdır. İlişkide kalmayı istiyorsanız, çocukluktaki ilişki modelinin değiştiğini kabul etmek gereklidir. Unutmayın, yetişkinler danışmanlarını kendileri seçerler. O yüzden bir danışman olarak sizinle çalışmayı isteyip istemediklerine kendileri karar verecekler. Onların düşünceleri, kararları, seçimleri doğrultusunda beraber olmak istiyorsanız, ilişki içinde kalmaktan başka çare yok.

Yaşanan çatışmalarda, ebeveyn olarak kendinize ayna tutmak çok önemli. Çünkü bazen öyle bir noktaya basıyorlar ki, geçmişten getirilen, daha derin ve belki üstünde çalışılması gereken yerler ortaya çıkıyor. Özellikle ergenin yaptığı bazı davranışlar sizi çok kızdırıyorsa, damarınıza basıyorsa ve sizi öfkeden onunla konuşamaz hale getiriyorsa, muhtemelen bunlar sizin geçmişinizden gelen şeyler olduğu söylenebilir. Mesela, çocuğunuzun sizden farklı bir düşünceyi savunması (dini, siyasi vb.) sizi çok öfkelendiriyor ve bunların konuşulması sizi çileden çıkarıyorsa, geçmişinize bir bakın.

→ Sizin aile ortamınızda farklı görüşler ifade edilebiliyor muydu?

→ Siz bu durumlar karşısında nasıl hissediyordunuz?

Çatışmaya tahammül edemediğiniz şeyler, geçmişten getirdiğiniz izler olabilir.

Tabii ki ergenin yaptığı, kabul edilemez belli şeyler olabilir. Bazen ebeveyn olarak kontrolün yitirildiği durumlar da yaşayabilirsiniz, bunlar insan olmanın gereğidir. Ancak, ergenle ilişkide kalmak istiyorsanız, şunlara dikkat etmek gerek; damarıma basan şey ne? Onun yaptığı ve benim ilişkide kalmamı engelleyen, tetikleyen şey nedir? Bu soruların cevabı için, ebeveynin içine dönmesi gerek. Ergenin de yapması gereken şeyler olacak ama sürekli tekrar eden bir döngü varsa, ebeveyn önce kendi içine bakmalıdır. Çünkü yetişkin olan ve hayat konusunda tecrübeli olan sizlersiniz.

Peki, onun yapması gereken ile sizin tetiklendiğiniz şeyler arasındaki ayrımı nasıl yapabilirsiniz?

• Öfkelendiğiniz şeylerin gerçekten önemli şeyler olup olmadığını düşünün. Öfkenizin yoğunluğunu derecelendirebilirsiniz. 10 öfkeden deliye dönme hali, 0 çok sakinim anlamına geliyor olsun. Öfkeniz 9-10 derecedeyse, gerçekten buna değecek bir şey olmalı. Kendi hayatını veya başkasının hayatını tehlikeye atabilecek riskli bir davranışta bulunması (ehliyetsiz araba kullanması, evden kaçıp tüm gece aramaması gibi) bu derece öfkelenmenize sebep olması gayet doğaldır. Ancak, odasının dağınık olması veya sınavdan düşük not alması sizi bu derece öfkelendiriyorsa, kendinize dönüp bakmanız gerekir.

• Bir diğer yöntem de çevrenize bakmak olabilir. Çocuğunuzla ilgili durumları arkadaşlarınızla, akrabalarınızla, tanıdıklarınızla konuşuyorken sürekli aynı şeylerin sizi sinirlendirdiğinden bahsettiğinizde, onların görüşleri neler oluyor? Abarttığınızı mı düşünüyorlar yoksa size hak veriyorlar mı?

• Herkesin belli davranış kurallarına uyması gerektiği gibi ergenin de uyması gerekir ve bunlar belki çok önemli olmasa da yapılmadığında rahatsızlık yaratabilir. Yani sürekli etrafı dağıtması, öz bakımına önem vermemesi gibi durumlar sizi rahatsız ediyor olabilir. Ancak bu durumda nasıl bir tepki veriyorsunuz?

Sinirlenip bağırarak tepkinizi gösteriyorsanız, olumlu bir dönüt alamayacağınız söylenebilir. Çünkü bu dönemde ergen, ona dayatılan şeyleri yapmamak için direnecektir (kendisi için gerekli bile olsa). Bu direniş, onun kendi benliğini kanıtlama çabasıdır. Bu nedenle dayatmalarla, büyük tepkilerle yaklaşmak ilişkide kalmanın önündeki en büyük engeldir. Sakin kalarak durumlara yanıt verdiğinizde ilişkide kalmış olursunuz ve onun da aynı şekilde sizinle ilişkide kalmasını desteklemiş olursunuz. Sakinliğini yitirmiş, bağırıp çağıran birine saygı duymak çok zordur.

• Çocuklarınızın sizin bir devamınız olmadığını, sizden farklı bir birey olduğunu, kendi seçimlerini yapması ve kendi hayatını yaşaması gerektiğini unutmayınız. Bu, bazen sizin onaylamadığınız seçimler yapmasını ve sizin gitmiş olduğunuz yoldan farklı bir yolu seçmesini içerebilir, bunu kabul etmelisiniz. Eğer bunu kabul etmek sizin için imkansızsa, kendinize şu soruyu sormalısınız;

Onaylamasanız da ilişki içinde kalmayı mı tercih edersiniz, yoksa onaylamıyorsunuz diye ilişkiyi kesmeyi mi? Belki de daha az “mükemmel” bir çocuğa sahip olup, kendi çocuğunuza yabancılaşmamayı seçmeniz gereklidir.

Siz ebeveyn olarak sakin kalmaya çalışıyor ve çoğunlukla başarılı oluyorsanız, kendi geçmişinizdeki izlerin farkına varıp onları iyileştirmeye çalışıyor, yansıtmamaya özen gösteriyorsanız ve en önemlisi çocuğunuzun sizden farklı bir birey olduğunu kabul edip, bu değişime tolerans gösterebiliyorsanız, ilişkide kalıyorsunuz demektir. Fakat, “hayır ben ebeveynim, onun beni dinlemesi gerekir, onun kendini değiştirmesi gerekir” diyorsanız, bu yürümeyecektir.

Siz kendinizde neyi yanlış yaptığınızı görüp kendi yanlışınızdan dönebilmek için model olursanız, onlar da sizinle bu yolda yürümeyi ve sizi bir danışman olarak seçmeyi isteyecektir.

Ergenlerle İletişim Kurmak İçin 7 İpucu

cocuklarinizi-dinleyin

1. Dinleyin

Çocuğunuzun hayatında neler olup bittiğini merak ediyorsanız, doğrudan sorular sormak etkili olmayabilir. Çocuklar bilgi paylaşmak için baskı hissetmezlerse, ebeveynleri ile açık olma olasılıkları daha yüksektir. Gün içinde meydana gelen bir şey hakkında hazırlıksız bir yorumun bile ona ulaşma yolu olduğunu unutmayın.

duygularini-dogrulayin

2. Duygularını doğrulayın.

Çocuklarımızın sorunlarını çözmeye çalışmak için onların hayal kırıklıklarını önemsiz gibi göstermeeğilimi gösterebiliriz. Ancak yaşadığı bir hayal kırıklığından sonra “Zaten senin için doğru değildi” gibi bir şey söylemek küçümseyici gelebilir. Bunun yerine, onu anladığınızı ve empati kurduğunuzu gösterin: “Kalbin gerçekten kırılmış olmalı”

guven-gosterin

3. Güven gösterin.

Gençler, özellikle ebeveynleri tarafından ciddiye alınmak isterler. Çocuğunuza güvendiğinizi göstermenin yollarını arayın. Ondan bir iyilik istemek, ona güvendiğinizi gösterir. Çocuğunuza, ona güvendiğinizi bildirmek, onun özgüvenini arttıracaktır.

birlikte-bir-seyler-yapin

4. Birlikte bir şeyler yapın.

Konuşmak, iletişim kurmanın tek yolu değildir. Birlikte kişisel hiçbir şey konuşmadan, yemek pişirmek, yürüyüş yapmak veya sinemaya gitmek gibi ikinizin de zevk aldığı şeyleri yaparak zaman geçirebilirseniz harika olur. 

duygularinizi-kontrol-edin

5. Duygularınızı kontrol edin.

Çocuğunuz kaba davrandığında öfkenizin alevlenmesi kolaydır, ancak aynı şekilde karşılık vermeyin. Cevap vermeden önce ona kadar sayın veya derin nefes alın. İkiniz de konuşamayacak kadar üzgünseniz, sakinleşme şansınız olana kadar tartışmaya ara verin.

ovgu-verin

6. Övgü verin.

Ebeveynler, çocukları küçükken daha çok övme eğilimindedir , ancak ergenlerin de özsaygı artışına aynı derecede ihtiyacı vardır. Gençler, ebeveynlerinin ne düşündüğünü umursayacak kadar havalıymış gibi davranabilirler, ancak gerçek şu ki, yine de sizin onayınızı istiyorlar. 

psikolojik-yardim

7. Dikkatli olun.

Çocukların büyüdükçe bazı değişiklikler yaşaması normaldir, ancak ruh halinde, davranışında, enerji düzeyinde veya iştahında değişiklikler fark ederseniz dikkat edin. Aynı şekilde, eskiden onu mutlu eden şeyleri yapmaktan vazgeçerse veya kendini izole ettiğini fark ederseniz not alın. Çocuğunuzun günlük işleyişinde bir değişiklik görürseniz, ona sorun ve destekleyici olun (yargılayıcı olmadan). Yardımınıza ihtiyacı olabilir ve bu, bir psikolog ile görüşmesi gerektiğinin bir işareti olabilir.

 

 

Klinik Psikolog Gülbin İşsever


 

 

Gülbin İşsever

İlk seansınıza başlamak ister misiniz?

Anlatmak istediğin zaman