TÜMÜ
KORONA VİRÜS
DEPRESYON
ANKSİYETE
FİLM-DİZİ ANALİZİ

Sağlıklı İletişim Nedir, Nasıl Olmalıdır?

PsignL Online Psikolog & Terapi
· 15 Şubat, 2021 · 4 dakikalık okuma

Kısaca iletişim; insanların birbirlerine -bilinçli veya bilinçsiz olarak- iletmek istedikleri duygu ve düşüncelerini aktardıkları bir süreçtir. Sadece sözlü değil aynı zamanda mimik ve beden hareketleri ile de iletişim karşı tarafa aktarılabilir.

Başarılı iletişimin en önemli koşulu empatidir. Empati bir anlamda karşımızdakinin duygu ve düşüncelerini yargılamadan, onun penceresine göre algılamaktır. Sempati ile karıştırılmaması oldukça önemlidir. Sempati karşımızdakinin bakış açısını benimsemektir.

Başarılı bir iletişim için, karşımızdaki kişilere saygı duymak, onların varlığını kabul etmek, önemli ve değerli olduklarını hissettirmek çok önemlidir.

İletişim bir şehrin su kaynağı gibidir; o kaynaktan beslenen şehir nasıl etki görürse, doğru bir iletişim olmadığında da ilişkiler zedelenebilir. Doğru bir iletişim şekli ile birçok problem daha başedilebilir kılınabilir.

Doğal davranmak ve abartıdan uzak olmak dikkat edilmesi gereken konulardandır. İletişimin en önemli öğelerinden biri de dinlemektir. Etkin dinleme en sağlıklı iletişim yöntemidir. Bu yöntemde dinleyenin anlatılanı yalnız duyduğunu değil, aynı zamanda doğru anladığını da gösterir.

Anne babasının kendisini dinlediğini gören çocuk önce kendisine önem ve değer verildiğini, kabul edildiğini, buna bağlı olarak da sevildiğini düşünür. Aynı zamanda çocuk, duygularını ifade etme olanağı bulduğundan 'anlaşıldım duygusunu' yaşar ve rahatlar. Böylece çocuğun hem benlik saygısı artar hem de dinleyen kişiye yakınlık duyar. Bu sağlıklı mesaj akışı, çocuğun ailesi ile olan iletişimini ve bağını güçlendirir.

Çocuklar dinlenmemeleri ve ciddiye alınmamaları hakkında oldukça hassastırlar. Dinlenmediklerini kolaylıkla fark ederler.

Çocuğun ilk sosyalleşmesi, anne ile olan iletişimiyle, bebekle anne arasındaki ilk iletişim de dokunma ile başlar. Daha sonra bebeğin gülümseyerek tepki vermesi ile devam eder. Bebek aynı zamanda jest ve mimikleri ile de tepki verir.

Aile içindeki ilişkiler, sağlıklı olursa, kişinin başkaları ile kurduğu iletişimler de ona göre şekillenir.

Çocuk ile sağlıklı iletişim kurmak ve bunu sürdürmek için nelere dikkat etmeliyiz?

İlk başta, duyguyu reddetmek yerine duyguyu isimlendirmek oldukça önemlidir. Ebeveyn duyguya bir anlam verdiğinde çocuğu daha kötü etkileyeceğinden korktuğu için genellikle bu tür bir yaklaşımda bulunmaz. Onu daha çok üzülmekten korumaya çalışırken, çocuğa aslında anlaşılmadım duygusunu yaşatır. Oysa çocuk, o an ki yaşadıklarını sözcükler halinde duyduğunda rahatlar.

İkinci olarak, açıklama ve mantık yerine çocuğa istediklerini bir hayal dünyasında sunun. Çocuklar elde edemeyecekleri bir şey istedikleri zaman, yetişkinler mantıklı kanıtlarla çocuğu neden bu şeye ulaşamayacağını anlatmaya çalışırlar. Bu tarz bir iletişimdense, onların hayal dünyalarını anladıklarını göstermek çocuk için oldukça önemlidir.

Son olarak, sorular ve öğütler yerine bir sözcükle onaylamanız onun için destekleyicidir. 

Bunların dışında ''sen mesajı'' yerine ''ben mesajı'' kullanmak iletişimi ve anlaşılmayı geliştiricidir. Örneğin ''Çok kabasın her zaman sözümü kesiyorsun'' cümlesi yerine ''Bir şey söylemeye başlayıp da bir türlü sonunu getiremediğim zaman çok rahatsız oluyorum'' gibi cümleler daha yapıcı ve etkili iletişime sebep olur.

Bunlara ek olarak; aile ile çocuğun iş birliği içine girmesi ayrıca önemlidir. Günlük yaşamda anne baba çocuk üçgeni içinde yer yer anlaşmazlıklar ve çeşitli mücadeleler yaşanır. Zaman zaman birbirlerini düşman gibi görebilirler. Anne babanın; elini yıka, elbiselerini giy, ödevini bitirdin mi, pijamalarını giy, yatağa gir, uyu şeklindeki komutları zaman zaman çocuğun ''ben ne istersem onu yaparım'' şeklinde olumsuz geri dönüşüne sebep olabilir.

Eğer ebeveynde burada çocuğa sert bir geri bildirim verirse, aile ve çocuk arasındaki savaş başlamış olur. Burada önemli olan annenin ya da babanın kendini çocuğun yerine koymasıdır. Yani kendine ''Ben çocuk olsaydım neler hissederdim?'' diye sorması gerekiyor.

Ebeveyn sorunu çocuğun anlayabileceği bir dilde anlatması, çocuk ile karşılıklı duygularını yansıtarak iş birliği içine girmesi önemli . Özellikle sağlıksız iletişime sebep olan cezalandırıcı ve baskıcı bir tutum içinde olmaması gerekiyor. Örneğin çocuğunuz küveti doldurdu ve su taşmak üzere, anne çocuğa; ''Ne kadar sorumsuzsun, her seferinde küveti doldurmaya çalışıyorsun ve sonra unutup gidiyorsun. Evi su basmasını mı istiyorsun?'' yerine ''Ahmet küvetteki su taşmak üzere'' diye geri bildirimde bulunabilir. Böylece, çocuk hatasının nerede olduğunu anlayabilir ve cezalandırılmak yerine çözüm bulunabilir.

Burada önemli olan nokta çocuğunuza durumu anlatmak ve soruna neden olan şeyi göstermektir. Ebeveynler, çok fazla sözcük ile sorunu tanımlamak yerine, basit sözcükle durumu özetlediklerinde daha etkili iletişim kurdukları gözlemlenmiştir. Örneğin çocuğunuz köpek ile ilgili sorumluluğunu yerine getirmiyor. ''Bir köpek almadan önce onu her gün besleyeceğine söz vermiştin. Bu hafta seni üçüncü uyarışım ve ben bundan artık bıktım usandım. Annen ve ben sırayla ona yemek veriyoruz; ama tüm görevi bizim yüklenmemiz hiç de adil değil'' diye azarlayıcı konuşması yerine, sadece ''Ali köpek demesi'' hem problem için hızlı geri dönüşü sağlar hem de aslında daha etkili bir iletişim modeli olur.

Çocuğunuzla sağlıklı iletişim kurmak için bu önerilerin size yardımcı olması umuduyla,

 

Uzman Klinik Psikolog Gökçe Pekcan


 

PsignL Online Psikolog & Terapi

İlk seansınıza başlamak ister misiniz?

Anlatmak istediğin zaman